Çocuğunuz İngilizce Kelimeleri Anlıyor Ama Kullanamıyor mu?
- Çocuğunuz İngilizce bir kelimeyi duyduğunda ne anlama geldiğini anlayabiliyor, hatta resim gösterdiğinizde doğru kelimeyi söyleyebiliyor olabilir. Ama günlük bir konuşmanın içinde o kelimeyi kendiliğinden kullanmakta zorlanıyor olabilir. Eğer siz de “Çocuğum İngilizce biliyor ama konuşamıyor” diye düşünüyorsanız, aslında bu durum sandığınızdan daha anlaşılır bir sürecin parçası olabilir. Çünkü bir kelimeyi anlamak ile o kelimeyi konuşma sırasında aktif olarak kullanmak aynı beceri değil.
- İngilizce kelimeyi bilmek, onu konuşurken kullanmak anlamına gelmiyor
- Dil öğrenirken kelimeler bir anda “öğrenildi ve artık kullanılabilir” hâle gelmiyor. Çocuğunuz önce bir kelimeyi duyuyor, anlamını bağlamdan çıkarıyor, zaman içinde o kelimeyi farklı durumlarda tekrar tekrar görüyor ve ardından kelimeyi kendisi kullanmaya başlıyor. Araştırmalar da bu farkı destekliyor. İkinci dil öğreniminde alıcı kelime bilgisi, yani kelimeyi duyduğunda veya gördüğünde tanıyabilme, çoğu zaman üretici kelime bilgisinden, yani kelimeyi kendiliğinden kullanabilmekten daha geniş olabiliyor. Başka bir deyişle çocuğunuzun anladığı İngilizce kelimelerin sayısı, konuşurken kullanabildiği kelimelerin sayısından fazla olabilir. Bu nedenle çocuğunuz “dog” kelimesini duyduğunda köpeği gösterebiliyor ama “I have a dog.” cümlesini kendiliğinden kuramıyorsa hemen “İngilizcesi yetersiz” diye düşünmeyin. Belki de kelimeyi biliyor. Sadece henüz onu konuşmaya taşımaya hazır değil.
- Peki çocuğunuz İngilizce kelimeleri neden kullanamıyor?
- Bunun tek bir nedeni yok. Çocuk İngilizce kelimeleri biliyor ama kullanamıyor dediğimizde birkaç farklı durum söz konusu olabilir. Örneğin çocuğunuz kelimeyi yalnızca belirli bir etkinlik içinde öğrenmiş olabilir. “Apple” kelimesini kartta gördüğünde tanıyor ama yemek yerken “apple” demesi gerektiğini henüz ilişkilendirmemiş olabilir. Ya da kelimeyi biliyor fakat konuşma sırasında hatırlayıp söylemek için zamana ihtiyaç duyuyor olabilir. Bir başka ihtimal de yeterince İngilizce konuşma pratiği yapmamasıdır. Çünkü bir kelimeyi tekrar tekrar duymak önemli olsa da, o kelimeyi gerçek bir iletişim içinde kullanmak farklı bir deneyimdir. Hatta bazen çocuğunuz kelimeyi söylemekten çekinebilir. “Yanlış söylersem?” düşüncesi, özellikle daha önce düzeltildiğini hissettiği durumlarda konuşma isteğini azaltabilir. Yani mesele her zaman “Daha fazla kelime öğrenmesi gerekiyor.” olmayabilir. Bazen ihtiyaç duyduğu şey, bildiği kelimeleri kullanabileceği daha fazla doğal iletişim fırsatıdır.
- Peki Neler Yapabilirsiniz?
- Daha fazla kelime öğretmek yerine bildiklerini kullandırmayı deneyin
- Çocuğunuzun kelime dağarcığını geliştirmek istediğinizde aklınıza ilk olarak yeni kelimeler öğretmek gelebilir. Yeni kelimeler öğrenmek elbette önemli. Ancak bildiği kelimeleri kullanabileceği ortamlar oluşturmak da en az bunun kadar değerli. Örneğin çocuğunuz “red”, “blue” ve “yellow” kelimelerini biliyor.
- Ona art arda “What color is this?” diye sormak yerine oyunu biraz değiştirebilirsiniz. “Let’s find something red!” Birlikte evin içinde kırmızı bir eşya arayın. Bulduğunuzda: “Is it red?” “Yes, it’s red!” Ardından sıra çocuğunuza gelsin: “Can you find something blue?” Böylece kelime yalnızca bir kartın üzerinde kalmıyor. Hareketin, oyunun ve iletişimin içine giriyor. Yapılan çalışmlar da çocukların önemli bilişsel becerileri etkileşim ve pratik yoluyla geliştirdiğini; oyun temelli etkinliklerin dikkat, çalışma belleği ve öz düzenleme gibi becerileri destekleyebildiğini vurguluyor.
- Kelimeyi tek başına değil, bağlam içinde kullanın
- “Bugün 10 tane İngilizce kelime öğreneceğiz.” Kulağa verimli geliyor, değil mi? Ama çocuğunuz bu kelimeleri nerede kullanacak? Çocuklara İngilizce kelime öğretme sürecinde kelimenin yalnızca karşılığını vermek yerine, onu bir durumun içinde göstermek daha anlamlı olabilir. Örneğin “sleep” kelimesini yalnızca “uyumak” diye öğretmek yerine yatma rutininde kullanabilirsiniz: “It’s time to sleep.” “Are you sleepy?” “Your teddy is sleepy.” Böylece kelime farklı cümlelerde ve farklı bağlamlarda tekrar karşınıza çıkar. Araştırmalar, kelime bilgisinin yalnızca anlamı tanımaktan ibaret olmadığını; kelimenin biçimi, kullanımı ve farklı bağlamlarla ilişkisinin de kelime bilgisinin bir parçası olduğunu gösteriyor. Yani bazen daha az kelimeyle, ama daha çok kullanım fırsatıyla ilerlemek daha anlamlı olabilir.
- Evde İngilizce konuşma pratiğini günlük hayatın içine taşıyın
- Her gün 30 dakikalık İngilizce çalışma yapmanız şart değil. Hatta bazen bunu “ders” hâline getirmek çocuğunuzun ilgisini azaltabilir. Bunun yerine günlük hayatın küçük anlarını değerlendirebilirsiniz. Kahvaltıda: “Do you want milk or water?” Giyinirken: “Where are your socks?” Oyuncak toplarken: “Where is the car?” Böylece çocuğun İngilizce kelimeleri aktif kullanması için küçük ama düzenli fırsatlar oluşturabilirsiniz. Çocuğunuz ilk başta Türkçe cevap verebilir. Dil öğrenimi bir yarış değil. Çocuğunuzun bugün tek kelime söylemesi, birkaç hafta sonra iki kelimelik bir ifade kullanmasına zemin hazırlayabilir.
- Hata yapmasına da yer açın
- Belki de en önemli noktalardan biri bu. Çocuğunuz “He go school” dedi. Siz hemen: “No! He goes to school.” diye düzeltirseniz, doğru cümleyi öğretmiş olabilirsiniz. Ama çocuğunuzun zihninde başka bir şey de oluşabilir: “İngilizce konuşursam hata yapıyorum.” Bunun yerine doğal biçimde doğru modeli tekrar edebilirsiniz: “Yes, he goes to school.” Böylece konuşmayı kesmeden doğru kullanımı duymasını sağlayabilirsiniz. Çünkü çocuğun İngilizce konuşma pratiği yalnızca doğru cevapları vermekten oluşmaz. Denemek, bazen yanlış söylemek, yeniden duymak ve tekrar kullanmak da öğrenme sürecinin bir parçasıdır. Özellikle küçük yaşlarda oyun ve etkileşim üzerinden öğrenmeye alan açmak bu nedenle değerli olabilir.
- İngilizceyi bir ödev değil, iletişim alanı hâline getirin
- Çocuğunuzun İngilizce kelimeleri anlaması ama hemen kullanamaması sizi endişelendirebilir. Özellikle başka bir çocuğun daha rahat konuştuğunu gördüğünüzde “Acaba biz bir şeyi yanlış mı yapıyoruz?” diye düşünmeniz de çok normal. Ama dil öğreniminde her çocuğun yolu aynı değil. Belki çocuğunuz şu anda daha çok dinliyor. Belki kelimeleri zihninde biriktiriyor. Belki de bildiklerini kullanabilmek için biraz daha fazla zamana, tekrar etmeye ve güvenli bir iletişim ortamına ihtiyaç duyuyor. Siz de bugün yeni 20 kelime öğretmek yerine bildiği 3 kelimeyle küçük bir oyun kurmayı deneyebilirsiniz. Çünkü bazen ihtiyaç duyulan şey daha fazla kelime değil; bildiği kelimeleri kullanabileceği daha fazla gerçek hayat anıdır.
- İngilizceyi oyunla keşfetmeye ne dersiniz?
- Çocuğunuzun İngilizceyi yalnızca bir ders olarak değil, oyun oynarken, arkadaşlarıyla iletişim kurarken ve keyifli vakit geçirirken kullanmasını ister misiniz? Hipokid’de yer alan İngilizce oyun gruplarını keşfederek çocuğunuzun yaşına ve ilgi alanlarına uygun seçeneklere göz atabilir, İngilizceyi doğal bir iletişim ortamında deneyimlemesine fırsat verebilirsiniz. Belki de yeni öğrendiği o kelimeyi ilk kez bir oyun sırasında kendiliğinden kullanır. Oyun grupları hakkında detaylı bilgi ve kayıt için tıklayın!
- Yazar: Uzm. Çocuk Gelişimci Deniz Kaplan
- Kaynakça
- Webb, S. (2008). Receptive and productive vocabulary sizes of L2 learners. Studies in Second Language Acquisition,
- Nation, I. S. P. (2001). Learning Vocabulary in Another Language. Cambridge University Press.
- Rosa, E., Salom, R., & Perea, M. (2022). Contextual diversity favors the learning of new words in children regardless of their comprehension skills. Journal of Experimental Child Psychology
- Harvard University Center on the Developing Child. (2022). Brain-Building Through Play: Activities for Infants, Toddlers, and Children.
- Cuma 25 Eyl 2026
E-bültene üye olun, e-posta ile
her hafta yeni blog yazıları okuyun.
'Paylaş'a tıklayarak kampanya ve bildirimlerden haberdar olmak için Aydınlatma Metni kapsamında elektronik ileti almak istediğinizi onaylıyorsunuz.
