Ebeveynlik Aşkı Bitirir mi?

  • En son ne zaman eşinizle yan yana oturup günlük sorumluluklardan değil, birbirinizle olan bağınızdan söz ettiniz? Günlük hayat koşuşturması içinde böyle anları hatırlamak bazen zorlaşabilir. Çocuğun ihtiyaçları konuşmaların merkezine yerleşirken, duygularınızı paylaşmaya ayırdığınız zaman fark etmeden azalabilir. Aslında bu, birçok ailenin yaşadığı oldukça doğal bir süreçtir. Ebeveyn olmak büyük bir anlam ve bağ hissi yaratırken, aynı zamanda ilişkiyi zorlayabilecek değişimleri de beraberinde getirir. Bu yazıda, ebeveynliğin ilişkiyi nasıl etkilediğini ve sevginin nasıl korunabileceğine birlikte bakalım.

 

  • Ebeveynlik, ilişkinin ritmini değiştirir
    Çocukla birlikte hayatın temposu değişir. Günlük planlar artık sadece iki kişiye göre değil, üçüncü bir kişinin ihtiyaçlarına göre şekillenir. Uyku düzeni bozulur, sorumluluklar artar ve zihinsel yük çoğalır. Araştırmalar, özellikle ilk çocuk sonrası çiftlerin ilişki doyumunda geçici düşüşler yaşayabildiğini gösterir. Bunun nedeni çoğu zaman sevgisizlik değil, fiziksel ve duygusal yorgunluktur. İlişki, eskisi gibi spontan değil; daha planlı, daha işlevsel bir hâle gelir.

 

  • Romantik duygular geri planda kalabilir ama devam eder
    Yoğun ebeveynlik dönemlerinde romantik hislerin geri planda kalması son derece yaygındır. Gün boyu çocukla ilgilenen bir ebeveyn için akşam saatleri dinlenmeye ayrılmış bir zaman gibi hissedilebilir. Bu noktada romantik beklentilerle gerçek yaşam arasında bir boşluk oluşur. Ancak bu boşluk, aşkın yok olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman sevgi oradadır ama görünmez hâle gelir. Partnerinize karşı hisleriniz kaybolmamış olabilir; sadece gündelik hayatın gürültüsü içinde duyulmaz olmuştur. Çiftler genellikle “Birbirimize zaman ayıramıyoruz” der. Oysa asıl mesele birlikte geçirilen sürenin uzunluğu değil, bu sürede kurulan bağdır. Aynı evde bulunmak ya da aynı odada televizyon izlemek her zaman temas anlamına gelmez. Duygusal temas, konuşmak, dinlemek ve görülmekle oluşur. Gün içinde birbirinizin nasıl hissettiğini sormamak, zamanla araya mesafe koyabilir. Bu mesafe fark edilmediğinde “aşk bitti” düşüncesi ortaya çıkabilir.

 

  • Ebeveynlik aşkı bitirmez, dönüştürür
    Aşk, ebeveynlik gibi büyük bir değişimle dönüşür. Çocuktan önceki aşk daha çok spontane, heyecanlı ve bireyselken; ebeveynlik sonrası aşk daha çok dayanışma, işbirliği ve ortak sorumluluk üzerinden şekillenir. Bu yeni aşk biçimi daha sessiz olabilir ama daha derin de olabilir. Birlikte uykusuz kalmak, hastalıklarla uğraşmak, zor zamanları paylaşmak ilişkide yeni bir bağ oluşturur. Bu bağ, romantik duyguların yeniden filizlenmesi için bir zemin hazırlar.

 

  • İyi ebeveynlik ile iyi partnerlik arasında denge kurulabilir
    Birçok ebeveyn, çocuğa iyi bir ebeveyn olabilmek için partnerliğini ikinci plana atar. Oysa çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey, duygusal olarak bağlı ebeveynlerdir. İyi bir çift olmak, çocukta güven duygusunu güçlendirir. Partnerinizle kurduğunuz ilişki, çocuğun ilişkilere dair ilk modelidir. Bu nedenle ebeveynlik ve partnerlik birbiriyle yarışan roller değil, birbirini besleyen alanlardır.


  • İlişkinizi canlı tutmak için neler yapabilirsiniz?
    Ebeveynlik sürecinde ilişki, tıpkı bir bitki gibi düzenli bakım ister. Bu bakım çoğu zaman büyük sürprizler ya da özel organizasyonlar değil, küçük ama sürekli temaslarla mümkün olur. Her gün kısa da olsa birbirinize gerçekten kulak verdiğiniz bir sohbet, haftada bir birlikte yapılan küçük bir plan, uyku öncesi yan yana oturup günü paylaşmak ya da gün içinde atılan sevgi dolu bir mesaj, ilişkinin hâlâ canlı olduğunu hatırlatır. Romantizm de yalnızca yıldönümleri ya da özel akşam yemekleriyle sınırlı değildir; asıl gücünü günlük hayatta gösterilen ilgi, küçük jestler ve sıcak temastan alır. Çocuk merkezli bir yaşamda romantizmi sürdürmek mümkündür; bunun için iletişimi öncelik haline getirmek, duygusal ihtiyaçları konuşabilmek ve birbirini sadece anne-baba rolüyle değil, partner olarak da görebilmek gerekir. Romantizmin kaybolduğu hissi çoğu zaman onun gerçekten bitmesinden değil, ilişki içinde ona yer açılmamasından kaynaklanır. Günlük sorumlulukların arasında sevgiye alan bırakıldığında, ilişki yeniden nefes almaya başlar ve çiftler birbirlerini yalnızca çocuklarının ebeveyni olarak değil, hâlâ sevebilen iki yetişkin olarak görmeye devam edebilir.

 

  • Ebeveynlik, aşkı ortadan kaldıran bir süreç değil; onu başka bir forma dönüştüren güçlü bir yaşam deneyimidir. Yoruldukça, sorumluluk arttıkça ve zaman daraldıkça sevgi bazen görünmez olur; ama çoğu zaman kaybolmaz. Asıl soru “Aşk bitti mi?” değil, “Biz ona hâlâ yer açıyor muyuz?” olmalıdır. Birlikte gülmek, birbirinizi duymak, takdir etmek ve temas kurmak, aşkın ebeveynlik içinde nefes almasını sağlar. Çocuğunuz büyürken ilişkiniz de sizinle birlikte büyüyebilir. Çünkü güçlü bir ilişki, sadece iki kişiyi değil, bütün aileyi ayakta tutar. 

 

  • Yazar: Uzm. Çocuk Gelişimci Deniz Kaplan

 

  • Kaynakça
  • Doss, B. D., Rhoades, G. K., Stanley, S. M., & Markman, H. J. (2009). The effect of the transition to parenthood on relationship quality: An 8-year prospective study. Journal of Personality and Social Psychology
  • American Psychological Association. (2020). Becoming parents: How having children affects relationships.
  • Gottman, J. M., & Silver, N. (2012). The seven principles for making marriage work. New York: Harmony Books.
  • Cuma 13 Şub 2026
  • 79

E-bültene üye olun, e-posta ile
her hafta yeni blog yazıları okuyun.

'Paylaş'a tıklayarak kampanya ve bildirimlerden haberdar olmak için Aydınlatma Metni kapsamında elektronik ileti almak istediğinizi onaylıyorsunuz.

Blogda Arama

Popüler Bloglar

Ebeveynlik Aşkı Bitirir mi? Oku

Ebeveynlik Aşkı Bitirir mi?

Cuma 13 Şub 2026
Çocuklarla Yapılabilecek 5 Çikolatalı Tarif Oku

Çocuklarla Yapılabilecek 5 Çikolatalı Tarif

Çarşamba 11 Şub 2026
Kardeş Kıskançlığıyla Baş Etmenin Yolları Oku

Kardeş Kıskançlığıyla Baş Etmenin Yolları

Cuma 06 Şub 2026
Ergenlik Döneminde Aile İçi İletişimi Güçlendirmek Oku

Ergenlik Döneminde Aile İçi İletişimi Güçlendirmek

Çarşamba 04 Şub 2026